ENGELLİ ANNESİNE ERKEN EMEKLİLİK

Ana Sayfa » EKONOMİ » ENGELLİ ANNESİNE ERKEN EMEKLİLİK
Paylaş
Tarih : 24 Ağustos 2013 - 13:51

anne

Bakıma mutaç çocuğu olan annelere erken emeklilik hakkı verildi. 5510 Sayılı Kanunda özürlü çocuğu olan anneler ile ilgili yapılan düzenleme şöyle:

5510 Sayılı Yasadan önce özürlü çocuğu olan anneler lehine herhangi bir düzenleme bulunmaz iken 5510 Sayılı Yasaya 5754 Sayılı Yasa ile eklenen fıkra ile bahsi geçen anneler lehine düzenleme yapılmıştır. 5510 Sayılı Yasanın konuyla ilgili fıkrasında “Emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunan kadın sigortalılardan başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl çocuğu bulunanların, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen prim ödeme gün sayılarının dörtte biri, prim ödeme gün sayıları toplamına eklenir ve eklenen bu süreler emeklilik yaş hadlerinden de indirilir” denilmektedir”

HER ENGELLİ MALÜL SAYIR MI?

Özürlülük ve malüllüğün farklı tanımları vardır. Özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmeliğin 4.maddesinin içeriğinde Özürlü: “Doğuştan veya sonradan; bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan ve korunma, bakım veya rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişi” olarak tanımlanmıştır .

Malul kavramı ise 5510 sayılı kanunun 25.maddesinin içeriğinde “Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60′ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır. Denilmektedir.

Bu iki tanım ışığında her özürlünün malul sayılamayacağı açıktır. Özürlü çocuğu olan sigortalı kadının çocuğu için yukarıda belirtilen başka birinin bakımına muhtaç malul raporu alması gerekmektedir.

NASIL YARARLANILACAK ?

5510 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonra Yasanın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) , (c) bentleri kapsamında sayılan kadın sigortalılar (isteğe bağlı sigortalılar dahil) ile 5510 Sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden önce mülga 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Yasalara tabi çalışırken 5510 Sayılı Yasanın geçici 1 inci maddesi gereğince 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ,(c) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmalarını devam ettiren kadın sigortalılar faydalanabileceklerdir.

Özürlü çocuğu olan her kadın sigortalı bu maddeden yararlanması mümkün müdür ?

Kanunun ilgili fıkrasından da anlaşılacağı üzere başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul çocuğu bulunanlar bu maddeden yararlanabilecektir.Başkasının bakımına muhtaç derecede malul çocuğu bulunanlar alacakları rapora göre malüliyet tarihinden sonraki hizmetler için madde hükümleri uygulanacaktır. Ancak her halükarda maluliyet tarihi ne olursa olsun bu tarih 5510 Sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihi öncesine gitmeyecektir. Örneğin 2000 yılından itibaren çalışmakta olan sigortalı kadının 2006 yılında malül olduğunda dair Kurum Sağlık Kurulu raporuna istinaden 01.10.2008 tarihinden sonraki hizmetleri için ilgili madde hükümlerinden faydalanacaktır. Başkasının bakımına muhtaç derecede malül olan çocuğun velayetinin de kadın sigortalıda olması gereklidir.

Sigortalılık süresine ilave edilecek hizmet nasıl hesaplanır ve hesaplamada dikkate alınmayacak hizmetler var mıdır ?

Başkasının bakımına muhtaç derecede malul çocuğu bulunan sigortalılara prim ödeme gün sayılarının dörtte biri toplam prim ödeme gün sayısına eklenir . Örneğin mezkur sigortalılara 360 günlük çalışması sonucunda 90 gün daha ekleme yapılarak prim ödeme gün sayısı 450 olarak kabul edilir ve sigortalının emeklilik yaş hadlerinden de 90 gün indirilir. 5510 Sayılı Yasada belirtilen fiili hizmet zammı ve itibari hizmet süreleri için ilave hizmet verilmeyecektir. Ayrıca birden fazla başkasının bakımına muhtaç derecede çocuğu bulunanlara tek bir çocuk için ilave hizmet verilebilecektir.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

ALANYAOTEL1

BENZER HABERLER

LAMİRA “SINIR”LARI AŞTI
LAMİRA “SINIR”LARI AŞTI

LAMİRA “SINIR”LARI AŞTI Engellilerin sosyal yaşama katılımı için sayısız araç, gereç ve aparatlar üreten Lamira çok sayıda yeniliğe imza attı. Şimdi yeni ürünü R/KG yarı otamatik rampasıyla “dünya pazarında ben de varım” diyen Lamira Life başarılarıyla sınırları aştı. YENİ ÜRÜN GÖZDE.. İstanbul İkitellideki fabrikasında engellilerin engellieri aşıp sokakla tanıştırmak için teknolojik destekle yeni ürünlerini hizmete sunuyor. Öyle ki, araç arkasına monte edilen tekerlekli sandalye rampaları engellilere bir çok kolaylık sağlıyor. Lamiranın ürettiği bu ürün ABD’li firmaların dikkatini çekmiş bile… DÜNYAYI RAMPAYA ÇEKTİ! Lamiranın sahibi Sertel Şen, genç dinamik fikirleriyle ABD’li en büyük bir firmasıyla marketing alanında anlaşma yapmış bile. Yapılan bu anlaşmayla Lamira’nın ürettiği engelli rampalarını bu firma dünyaya dağıtacak. Daha geniş bilgi almak isteyenler http://www.lamira-easylife.com adresinden öğrenebilir. İşte yeni ürünü:   Easy Life Model R/KG Yarı-Otomatik Katlanır / Araç Zeminine Sabit Rampa RK/G model rampalar, araç içerisine erişebilirlik açısından liftlere göre daha ekonomik bir çözüm sunarlar. Uygulama yapılacak aracın arka kapı giriş yerden yüksekliği ile kapı yüksekliği ölçülerine bağlı olarak farklı ebatlarda ürün kullanılması mümkündür. RK/G rampa modelleri, engelli araçlarının yanısıra lojistik firmalarının kullanımı için de idealdir. Aluminyum konstrüksiyon, paslanmaz Yüksek yük taşıma kapasitesi: 250 kg (*) Araç zeminine çok kısa sürede ve kolayca monte edilir Uzun süre kullanılmayacağı veya araç üzerinde bulunmasının istenmediği durumlarda rampa kısmı birkaç saniye içerisinde kolaylıkla demonte edilerek araçtan ayrılabilir 35 kg ağırlık (rampa boyutlarına bağlıdır) Hidrolik aksam içermez, akıtmaz, sızdırmaz, kullanım sırasında bakım gerektirmez Yükü dengeleyici piston sayesinde sadece tek bir kullanıcı tarafından fazla güç gerektirmeden, kolaylıkla açılır ve kapatılır Islansa bile kaymaz özellikte genişletilmiş metal zemin kaplaması Kapalı durumda iken kilitleme mekanizması Sürüş sırasında sarsıntı/ses yapmaz Sürücü ve yolcular için arka görüşü engellemez Güvenlik için rampa kenarları 50 mm yükseltilmiştir Rampa kenar yüzeylerinde ışıkta parlayan kırmızı/beyaz bantlar Kullanılabilir rampa uzunluğu: 1.800-2.200 mm (rampa modeline bağlıdır) Haber: engelliyorum.com

İSTİHDAM ENGELİ KALDIRILDI
İSTİHDAM ENGELİ KALDIRILDI

Engellilere İstihdamın Önü Açıldı Yeni kanun teklifiyle ‘korumalı işyeri’ statüsüne geçen işletmelere vergi indirimi yapılacak. Ayrıca, çevre ve gelir vergisinden de belli bir oranda muaf olacaklar.   Evden çıkamayacak derecede engelli olan kişilere bakanlara “evde bakım hizmeti” adı altında aylık ödeme yapılıyor. Engelliye bakmakla yükümlü olan kişinin hanehalkı gelirinin kişi başına düşen tutar 510 TL’nin altında ise o kişi 765 TL evde bakım parası alıyor.   Meclis’ten geçen Torba Kanun’da engelli vatandaşlarımıza dönük pek çok düzenleme var. Kanunun genel çerçevesi engellilerin toplumsal hayata entegrasyonunun sağlanması üzerine. Türkiye’de 8 milyon engelli olduğundan bahsediliyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verilerine göre ise Nisan 2013 itibarıyla Türkiye’de 1 milyon 558 bin engelli var.   Türkiye’de engelli vatandaşlarımızın yüzde 30′unun engellilik oranı yüzde 50′nin altında. Ancak istihdam söz konusu olunca, çoğu kez engelli istihdam etmekle yükümlü işyerleri idari para cezasına razı olarak engelli istihdam etmiyorlar. Bu noktada temel sebep işyerlerinin engellilerin istihdamı için gerekli fiziki şartlara uygun olmamaları.   Sadece işyerleri değil, pek çok büyükşehrimiz bile engelliler için uygun ulaşım imkanlarına sahip değil. Bu nedenle engellilerin çalışma yaşamında olmaları için yapılması gereken ilk iş, şehirlerin ulaşım imkanlarının uygun hale getirilmesi, işyerlerinin fiziki koşullarının engelli istihdamına elverişli konuma dönüştürülmesidir.   Korumalı işyerine destek   Engellilerin kamuda istihdam edilmesi konusunda 2011′de getirilen düzenleme ile merkezi sınav yapılıyor. 2012′de ilk kez yapılan Özürlü Memur Seçme Sınavı sonrası engelli memurların ataması yapıldı. Bu konuda artış trendi görülüyor.   Halen özel sektör işyerlerinden 50 ve daha fazla çalışanı bulunanların yüzde 3 oranında engelli istihdam etme zorunluluğu var. Engellilerin istihdamında kontenjan olarak adlandırdığımız bu yöntem dışında bir de korumalı işyeri uygulaması var. Çalışanlarının yüzde 75′i engelli olan ve en az 8 engellinin çalıştığı işyerleri “korumalı işyeri” olarak ifade ediliyor.   Kanun teklifinin yasalaşmasıyla “korumalı işyeri” statüsüne geçen işletmelere vergi indirimi yapılacak.   Diğer yandan “korumalı işyerleri” çevre ve gelir vergisinden belli bir oranda muaf tutulacaklar. Engelli istihdamını teşvik amacıyla, korumalı işyerlerinde istihdam edilen, işgücü piyasasına kazandırılması güç olan zihinsel ve ruhsal engelli çalışanlar için diğer kişi ve kuruluşlar tarafından karşılanan tutar dahil, yapılan ücret ödemelerinin yıllık brüt tutarının yüzde yüzü oranında işyeri indirimi uygulanacak. İndirim her bir engelli çalışan için 5 yıl süreyle geçerli olacak.   Yıllık indirilecek tutar, her engelli çalışan için asgari ücretin yıllık brüt tutarının yüzde 150′sini aşamayacak. Bir diğer deyişle “korumalı işyerlerinde” istihdam edilen engellilerin maaşları devlet tarafından ödenecek. Bu işyerlerinde istihdam edilen engellilerin işsizlik sigortası primlerinin işveren payı da Hazine tarafından karşılanacak.   Araçlarda ÖTV indirimi   Yeni getirilen kanunla engellilerin araç sahibi olması durumunda vergi indirimi de sağlanacak. Tekerlekli sandalye ya da sedye kullanımı zorunlu olan engellilerin yüksek tavanlı araçları için ÖTV indirimi yapılacak. ÖTV indiriminin yapılabilmesi için engellilerin tekerlekli sandalye ve sedye kullanma zorunluluklarını sağlık kurulu raporu ile belgelemesi gerekecek.   65 yaş üstüne bakım hizmeti   Kanun teklifinde bir değişiklik de 65 yaş üstü kişiler için öngörülmüş durumda. 65 yaşını doldurmuş ve her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, asgari ücretin aylık net tutarının üçte birinden (282 TL) az olan kişilere bakım hizmeti verilebilecek. Bakım hizmetinin hizmet alımı yoluyla yapılması öngörülmüş durumda.   Yeni düzenleme ile minibüs ve otobüs uygun hale getirilecek   Tüm belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan, sürücü koltuğu hariç, 9 veya daha fazla koltuğu bulunan araçlarla sağlanan toplu taşıma hizmetlerinde, engelliler için düzenleme yapacaklar. Yani hem belediye otobüsleri, hem de belediyelerin denetimindeki minibüsler, dolmuşlar ve halk otobüsleri engellilere uygun hale getirilecek.   Yolcu gemileri ile özel ve kamu şehirlerarası toplu taşıma araçları ile turizm taşımacılığı yapılan araçlar ise 7 Temmuz 2018 tarihine kadar engelliler için uygun duruma getirilecek. Ayrıca öğrenci ve personel servisleri de 7 Temmuz 2018′e kadar engellilere uygun hale getirilecek. Engellilerin eğitim hakkı açısından bu düzenleme çok önemli.   Kanunun yasalaşmasından 6 ay sonra, yeni üretilen ve sürücü koltuğu hariç dokuz veya daha fazla oturma yeri olan araçlardan engelliler için uygun olmayanlara, yetki belgesi, izin veya ruhsat verilmeyecek. KAYNAK: CEM KILIÇ/MİLLİYET

ENGELLİ AİLESİNE NAFAKA DAVASI!
ENGELLİ AİLESİNE NAFAKA DAVASI!

Devlet Yaşlı ve Engelliye Ailesinden Nafaka İsteyecek Torba Tasarı’ya konan maddeye göre ailede asgari ücret ve üzerinde geliri olan varsa, devlet dava açıp 65 yaş üstü veya yüzde 40′dan fazla engelli yakını için verdiği aylığı kesip nafaka isteyecek.   Bu köşeden en son 19.12.2013 günü yayınlanan yazımızda da belirttiğimiz üzere 65 yaş ve özürlülerin muhtaç sayılma kriteri değiştirilmişti ve bu sebeple binlerce özürlünün ve 65 yaşından büyüğün aylığı kesilmiş ve geçmiş ödenenler için borçlar çıkarılmıştı. Torba Yasa ile çıkarılan borçlar siliniyor. Muhtaçlık kriteri sadece kişinin 124 liradan az gelirine bağlıydı. Daha önce yapılan değişiklik ile ailenin kişi başına düşen gelirinin net asgari ücretin (766 lira) üçte birinden (255 liradan) az olması haline çevrilmişti. Bu sebeple de binlerce özürlü ve 65 yaşından büyük muhtaçlık kriteri değiştiğinden aylıklarından olmuştu. Geçmişte ödenenler de borç olarak kendisinden istenmişti. Binlerce özürlü ve 65 yaşından büyük muhtaç sayılmaktan çıkarılmıştı. Torba Kanun ile 2022 sayılı Kanun’a eklenecek aşağıda madde ile;   “MADDE 17- 2022 sayılı Kanun’a aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.   “GECİCİ MADDE 3- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar bu kanun kapsamında yersiz veya fazla ödenmiş aylıklar sebebiyle ilgililer adına çıkarılmış olan borç ve para cezaları ile bunlara ilişkin faizler terkin edilmiş sayılır ve haklarında herhangi bir adli, idari ve icrai takibat yapılmaz.”   ARTIK ‘AİLE BAKSIN’ KRİTERİ GELİYOR   19.12.2013 günkü yazımızdan sonra şimdi şartlar da değiştirimler yapılarak aylıkların bazı kişiler için devam ettirilmesinin yolu da açılıyor.   Torba Yasa tasarısında 525 sıra sayılı Hükümet Tasarısı’nın 13. maddesi ile özürlü ve 65 yaşından büyük muhtaçların aylık hesaplanması ve şartları değiştiriliyor. İlgili düzenleme ile ‘aile birbirine baksın’ uygulaması geliyor. 2022 sayılı Kanun’da Torba Kanun ile yapılacak değişiklik ile aile üyelerine dava açılacak: İşte o düzenleme:   “…   Birinci fıkra hükümlerine göre aylık bağlanacaklar için, Sosyal Yardımlaşma Vakıfları tarafından muhtaçlık kararı verilmesinde, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 364′üncu maddesine göre tespit edilen yakınları acısından hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarına eşit veya daha fazla olup olmadığı da tespit edilir. 4721 sayılı Kanun’un 364′üncu maddesine göre tespit edilen yakınları arasında, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarına eşit veya daha fazla olduğu belirlenenlere de bu kanuna göre aylık bağlanmakla birlikte; bu durumdaki yakınlarına ilişkin bilgiler ilgili vakıf tarafından bulunduğu ilin defterdarlığına bildirilir ve defterdarlıklarca nafaka davası açılır.   Mahkemelerce hükmolunacak nafaka tutarları ilgililer adına defterdarlıklarca takip ve tahsil olunur. Tahsil olunan nafaka tutarının, bu kanuna göre ödenen aylıktan daha fazla olması halinde fazlaya ilişkin kısım hak sahiplerine verilir.”   DAYANAK MEDENİ KANUN   Medeni Kanun’un 364. maddesi gereğince,   “Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlü. Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır.” Bu madde gereğince, devlet muhtaç saymadığı engelli ve 65 yaşından büyük için ailenin asgari ücret kadar geliri olan diğer üyelerine nafaka davası açacak. Engelli veya 65 yaşından büyük aile bireyine her ay şu kadar para vereceksin, parayı ben alıp ilgiliye vereceğim diyecek.   UYGULAMA NASIL OLACAK?   1- 65 yaşından büyük veya yüzde 40′dan fazla engelli olup da geliri olmayanlar 2022 sayılı Kanun gereğince, devletten aylık talep edecek.   2- Ailenin kişi başı geliri 255 liradan az ise engelli veya yaşlıya aylık bağlayacak. Aynı tespit sırasında asgari ücret ve üstü geliri olan var mı bakılacak?   3- Sonra engelli veya yaşlı adına asgari ücret kadar geliri olan aile üyesine karşı, Medeni Kanun gereğince defterdarlık nafaka davası açacak.   4- Nafaka davası kazanıldığında, davayı kaybeden aile üyesi her ay nafakayı defterdarlığa yatıracak ve defterdarlık da özürlü ve yaşlıya verecek. Kaynak: HABERTÜRK/ ALİ TEZEL

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz